Aykut'la Tankut

“Geldim canım, ay nefes nefeseyim. Anlat neler oldu? Meraktan öldüm valla.”


“Sorma tatlım, çok fena bir şey oldu, bilemedim.”


“Konuş abi.”


“Şey, benim Aykut var ya…”


“Tankut! Gir artık  konuya meraktan çatlayacağım.”


“Biliyorsun benim Aykut evli, biz gizli görüşüyoruz aslında.”


“Karısı duymuş mu yoksa?”


“Hayır tatlım, çok daha fena…”


“...”


“Biz Aykut’la 'switch' bir ilişki yaşıyorduk.”


“Ay şahane valla, en iyisi abi! Hadi yine dört ayak üstüne düşmüşsün.”


“Aykut bana iki ay önce pazartesi gecesi 'Eve gel, karım evde yok' demişti. Plan yapmıştık, sıra bendeydi. Gece yarısı karanlıkta yatakta basacaktım. Uçacaktık.”


“İnanmıyorum! Valla siz delisiniz.”


“Resmen algım kaydı o zaman; meğerse ben pazartesiyi cumartesi zannetmişim.”


“Eee?”


“Bana anahtar yaptırmıştı Aykut. Gece girdim yatak odasına, heyecanla üstüne atladım. Tam altıma aldım, sarılıp üstünü çıkarayım derken, 'Kocacığım…' diye bir ses geldi altımdan. İnanabiliyor musun?”


“Valla sen saloz olmuşsun iyice! Karısı mıymış altındaki?”


“Sorma tatlım, geri de dönemedim mal gibi.”


“Anlamadı mı?”


“Hayır, hiç konuşmadım, yüzünü de çevirmedim. İş bitince, uyuşmuşken hemen karanlıkta dışarı fırladım.”


“Peki Aykut neredeymiş?”


“Bilmiyorum tatlım ama o gece evde yoktu.”


“Aradan iki ay geçmiş bebeğim, bir sorun olsa şimdiye kadar çoktan ortalık karışmıştı.”


“Sen öyle san. Dün Aykut aradı, karısı hamileymiş.”


“İnanmıyorum! Yaaa, hahaha! Gülsem mi ağlasam mı bilemedim. Tankut, sen şimdi baba mı oluyorsun?”


“Bilmiyorum…”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaymakam Bedir

Tilki ve Örrpörp Bey

Kahve Diyarı