Kafamın Bir Günü
........ ... Her tartışmadan sonra kalbim biraz daha zarar görür oldu. Nefesimi kesiyor meret. Çok çektim sesi kulağıma ulaşan kalp atışlarından… Anamı ağlatıyor. Gerçi anam da hep kendine ağlar ya… Yine soldan vurmaya başladı. Ne yapacağımı bilmiyorum. Teselli edecek cümleler yetmiyor. Kafamın içinde sataşmalar başladı: “Senin yüzünden!” diyor biri. Diğeri, ahlaksızlığıma ve ikiyüzlülüğüme vuruyor. Öteki papağan gibi bağırıyor: “Sen kimsin de… Sen kimsin haddini bil!” Akıl veren mi dersin, küfür eden mi, suçlayan mı, haksızsın diyen mi…? Hepsi burada. Biriniz uykuda, diğeriniz trafikte kalsaydı ya! Öteki de hasta olsaydı… Harika. Herkes görevinin bilincinde. Sesler yükseldikçe gürültü had safhaya ulaşıyor. “Ey ahali, sakin olun, beni dinleyin! Bir dakika… Off! duyamıyorum sizi. Böyle yaparsanız beni duya…” “Kendi evinizde de böyle misiniz?” diye soruyorum. “Burası bizim evimiz zaten!” Alıyorum aklımın payını. “Pehlivanlarım, doğrusu şöyle...