Kayıtlar

Sadık etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yazarın Karısı

Resim
“İnan bana bu adam, bak demedi deme, aha şuraya da yazıyorum, beni öldürecek Esma!”  “Dur kız, ne oldu yine?”  “Yazar olmuş beyefendi, yazıyormuş!”  “Allah seni ne yapmasın, bu mu? Semra’cığım, senin derdin çok büyükmüş.”  “Büyük mü küçük mü… Çekene sor sen çekene!”  “Kız ne çekiyorsun, hem havalı oluyor böyleleri. Düşünsene kocan bir yazar.”  “Vereyim sana valla, al hayrını gör.”  “Kız sen de iyice kudurdun ha!”  “Kudurdum valla. Şu televizyondaki karılar gibi kaçacağım başka kocaya. Yok mu tanıdığın, öyle kaçacak biri? Kaçayım da kurtulayım.”  “Kafayı yedi bu kız! İzleriz artık seni televizyondan, artis olursun hahaha!” "Eğlen sen benimle, eğlen ahh ah…”  “Anlat hele bir, ne oldu?”  “Yahu hiçbir işe yardımcı olmuyor. Bulaşığı ben yıkıyorum, yemeği ben yapıyorum, evi ben süpürüyorum, alışverişi ben yapıyorum… Geçen fayans arasına derz attım biliyor musun? ‘Kolaymış, bir şeyi yokmuş, ustaya o kadar para vermeye gerek yokmuş.’ Fayans...

Kaymakam Bedir

Resim
Yazdığım -Sadık Köpek- Kitabından bir bölüm … ………… Bizim Bedir var ya. Hani o garibanlığına acıdığımız. Yeni bir gömlek giydiğinde de “Ne o lan. Kaymakam mı oldun!” dediğimiz. O işte. Bir oğlu vardı, duldu. Geçen yıl yeniden evlendi. Çok mutluydu. Yeni kekliğine her gün şarkılar söylüyordu. Oğlu da uçak mühendisliğini kazanmış diyorlar. Şeytanın bacağını kırmış sonra da köyden kovmuştu Bedir. Şeytan çok içerlenmişti. Nazar vardı zaten şeytanın üstünde. Her yerde ondan bahsedilince olacağı buydu. Ne olacaktı tabi? Göze gelecekti. Başkaları öyle miydi? Her şeylerini saklıyorlardı herkesten. Saf şeytan, hiçbir şeyi kimseden saklamaz, neyi varsa ortaya fazlasıyla dökerdi. Hatta kendisiyle ilgili olmayan konularda bile o suçlanırdı. O da hava olsun diye kabul ederdi. Biraz şöhret budalasıydı. İsmi her yerde geçsin isterdi. Adı çıkmıştı bir kere; başka kime değecekti ki nazar? Tabii ki ona. Gizlediği tek şey badem gözleriydi. Herkes "kör şeytan" diyordu onun için. Bil...