Eheve heveheve
“Dün de denize geldim.” “Öyle mi? Buraya mı?” “Evet.” “Kız tavlamak için?” “Bekarım oğlum sonuçta.” “Abazasın.” “Kirlet hemen!” “Tamam kızma takılıyoruz. Anlat bakayım.” “Yolda yürüyordum, daha denize varmadan sokakta bir kız gördüm, denize gidiyordu, belli.” “Güzel mi?” “Ceylan gibiydi.” “Aslanım benim.” “Ben bir sağa, bir sola hareket ettim, dikkatini çektim. Arada bir serseri gibi gülümsüyorum öyle.” “Hahaha, serseri ha. Sen? Hahahaha.” “Anlatmam bak.” “İyi iyi, kızma, anlat.” “Neyse, kızın önüne geçtim. Yürüyorum öyle…” “Eee.” “Bir süre sonra döndüm, tatlı bir serseri gibi: ‘Sanırım beni takip ediyorsunuz,’ dedim.” “Alex gibi pas attın? Seni tatlı serseri seni.” “Evet.” “Eee. Kız ne dedi?” “‘Çıkın artık şu ergenlikten, hepiniz aynı mısınız? Biraz kendiniz olun lütfen.’ dedi.” “Roberto Carlos gibi vurdu topa.” “Öyle valla, hem de direğe çarpıp girdi kaleye.” “İnletmiş direkleri.” “Hem de ne inletme? Mosmor oldum.” “Eee.” “Sonra da aptal gibi: ‘Başkaları da mı böyle yapıyor?’ de...