Kayıtlar

Canlı Yayın Kızı

 “Merhaba Halil, sen yeni mi geldin? Yirmi dakikadır yayındayız ya, evet biraz geç kaldın canım.” “Ya millet, canım çok sıkılıyor ya…” “Neden mi? Ah… Öylesine ya, ara sıra oluyor…” “Yok aşkım ya, kimseyle kavga etmedim… Ben çok uyumlu biriyim.” “Evet, saçım başım dağınık… Mehmet… Offf ya…” “Doğru… Biraz kirliyim. Haziran girdiğinden beri yıkanmıyorum.” “Ayın 10’u mu olmuş? Hiç fark etmedim bile… Boşver ya... Bu üzerimdeki askılığı 10 gündür giyiyor bile olabilirim, inanın hahaha. Kirden iki kat olmuş, oradan görünmeyebilir ama bayağı kirli. Pasaklıyım ben biraz.” “Memelerimi mi görmek istiyorsun? Canım, soyunmuyorum ya… Benim erkek arkadaşım var, duymasın bence… Çok kıskanç biri.” “Adı mı? Cenk.” “Mustafa'ya saçımın kirini göndereceğim, çok istiyormuş. Başka isteyen var mı arkadaşlar? Adresi yaz yoruma olur mu?” “Evet, başka isteyenler de var, bakalım.” “Hadi beyler yazalım, hangi ilden bağlanıyorsunuz bir göreyim.” “Adana, İstanbul, İstanbul, Ankara…” “Tamam Murat, olur, sana da g...

Dilim Bağlandı

Resim
 “Cemil.”  “Efendim.”  “Selam vermeden mi geçiyorsun?”  “Ekmek almıştım, kahvaltı yapacaktım, görmemişim.”  “Sen de son zamanlarda bir şeyler var, iyi değilsin kardeş sen. Bir yanlışımız mı oldu?”  “Yok, olur mu öyle şey.”  “Üstün başın dağınık, gözlerin de kızarmış…”  “Akşam geç yattım, ondandır.”  “Sen geç yatmazsın oğlum, gel hele gir bakim dükkana. Çay istiyorum ikimize.”  “...”  “Neyin var anlat hadi, bak inan bizlik bir mevzuysa..”  “Hayır.”  “Hayır ama var yani. Bir mesele var. En azından başkalarıyla ilgili.”  “...”  “Oğlum biz dostuz. Sen benim kardeşimsin. Borcun mu var, harcın mı var, bir derdin var. Kırk yıllık Cemil’i tanımaz mıyım ben? Var bir şeyler var.”  “Var.”  “Söyle!”  “Kızım.”  “Ne olmuş kızına?”  “Nasıl anlatılır bilemiyorum?”  “Sen bir başla hele.”  “Son zamanlarda çok tuhaf.”  “Ben de fark ettim; giyimi kuşamı, yüzü gözü bir değişik olmuş. Kaç yaşınd...

Fenomen Diyojen

“Yahu bu personel de hiç çalışmıyor, her yer çöp dolu, acayip sinirimi bozuyor. Şunlarla bir toplantı yapalım.”  “Öyle sayın başkanım, Sinop’a yaptığınız yatırımları gölgeliyor.” “Kim lan bu?”  “Kim efendim?”  “Ne yapıyorsun oğlum sen? Ne işin var senin fıçının içinde?”  “…”  “İçtin mi oğlum sen, bir derdin mi var? Bak ben buranın belediye başkanıyım, bana anlatabilirsin. Ne yapabilirim senin için?”  “Gölge etme, başka ihsan istemez.”  “Ne diyor lan bu?”  “Başkanım bu Diyojen Suat, yeni versiyon, bir fenomen, filozof ayakları yapıyor, çok takipçisi var, 50 milyon falan, linç yeriz vallahi.”  “Öyle mi?”  “Öyle başkanım.”  “Tamam anladım, ama böyle olmaz ki. Değer meğer bırakmadı bu tipler.”  “Biliyorum ama gitmemiz lazım başkanım, eğer gördüğümüzü görürlerse hiç iyi olmaz. Bu sefer de bir şey yapmıyor diye kızarlar.”  “İyi hadi gidelim, ama çözelim bunu. İlgilen sen bununla tamam mı?”  “Tamam başkanım.” *** “Kızlar bak...

Kriptocu Polyana

 “Dün kriptoya girdim kanka.” “Oğlum sen kafayı mı yedin?” “Hayır, gayet mantıklı. Bir koyuyorsun, yüz alıyorsun.” “Allah Allah... Neden biz tam tersini biliyoruz?” “Siz yanlış bildiğiniz için hep aynı boydasınız oğlum.” “Vay vay... Boyuna kurban olduğuma bak. Boyunu anlat bakalım.” “Vallahi bilmem, ben bir gemim olsun istiyorum.” “Gemi mi? Hahaha! Ne yapacaksın oğlum gemiyi?” “Zengin kaderi diyelim.” “Laflara bak sen. Kaç lira yatırdın?” “On bin dolar.” “Kafayı mı yedin oğlum sen?” “Yok, gayet iyiyim, aklım başımda.” “Gemiyi neden istiyorsun beyefendi? Kızları atacaksın değil mi? Ben senin kanını bilirim, kanını...” “Zengin kaderi diyelim.” “Oo, kaptırmış lan bu kendini. Hadi bakalım.” *** “Lan daha bir hafta oldu, kripto artmış diyorlar, hadi yine iyisin.” “Yüzde yirmi artmış altcoinler!” “Ya… Boz oğlum hemen. Hem bize bir şeyler ısmarlarsın.” “Şu fakir kafasını bırak kanka. Zengin olacağım diyorum. Yüzde yirmiyle zengin mi olunur? Biraz hesap kitap bil lan.” “Bak seni uyarıyorum...

Bence sen tam bir pisliksin

  “Aşkım ne diyorum biliyor musun? Bence sen tam bir pisliksin.”  “Bence de sen tam bir Kezbansın.”  “Gerçekten söylüyorum, öylesin.”  “Bak gene başlıyoruz.”  “Hayır aşkım, ben sadece bir değerlendirme yapıyorum.”  “Offf, yine mi? Bak ben sana bir şey söyleyeyim mi? Şu geleneksel cumartesi günü kavgalarımızı senede bir kutlayalım, ne dersin?”  “Olur ama bu bir şeyi değiştirmez.”  “Maç başladı sayın seyirciler! Yeni bir boşanma coşkusuyla karşı karşıyayız. Oyuncularımız ısınıyor gördüğünüz gibi. Bol gollü bir karşılaşma olsun dileğiyle... Ben evin kocası ve yorumlarıyla bize renk katacak olan sevgili karım... Ne diyorsunuz hanımefendi, maç zevkli olacak sanırım? Hahaha!”  “Tadına doyamayacaksın.”  “İnan şu an bu mesele nasıl bitecek çok iyi biliyorum. Girmeyelim bu kavgaya ne olur, yalvarıyorum sana. Bana bunu neden yapıyorsun? Bak ayaklarına kapanıyorum, bırak beni ne olur; ‘Ah karı, zalım kari, bıraksana yakami, bıraksana yakami!’”...

Saygın Bir İşyeri

 “Canın mı çekti beni aslanım, vereyim mi bir kere sana?” “Yok abla, yanlış anladın.” “Sabahtan beri orama burama bakıp duruyon. İyice baktın mı? Eteğimin altında külodumu gördün mü? Hahaha! Arkaya gidelim istersen, restoranın tuvaleti boş mu? Gidelim düzersin beni, hahaha!” “Abla bak! Yapma bunu.” “İnsan ablasının bacaklarına bakar mı lan!” “Bak!” “Utandın mı lan! Hahaha! Sen eve gider otuz bir çekersin ancak.” “Yapma bak, müşterilere rezil oluyoruz.” “Rezilsin zaten oğlum, rezilsin, hahaha!” “...” “Belki de külodum yoktur, hımm. Ne dersin? Eğil iyice bak altına. Açayım mı bacaklarımı? Yardımcı olayım mı sana?” “Ya sabır!” “Daha önce kaç kere yaptın oğlum sen?” “Uff!” “Yapmadın mı yoksa lan hiç, düdük?” “Sus diyorum sana, bize bakıyorlar.” “Düdüklesene beni.” “Bakıyorlar diyorum.” “Baksınlar oğlum, onlar hiç mi orospu sikmemişler? Anlarlar senin halinden o pezevenkler.” “…” “Hele gel yanıma otur gülüm. Biraz ellersin beni, bakmak yetmez sana.” “Al bu senin ciğe...

Sütteki Leke

 “İki saattir kaynamıyor. Ben başında durmasaydım, biraz odayı toplasaydım hemen taşardı, tüpü mahvederdi. Kaynama tamam mı, kaynama! Ben birazcık gidip dinlenmeyeyim.” “Ne oldu aşkım, neye söyleniyorsun yine?” “Süt diyorum, bir türlü kaynamadı.” “Süte mi kızıyorsun?” “Evet, süte! Kaynasaydı gidip biraz uzanacaktım ama kaynamadı işte, bir türlü kaynamadı. Kaynama sen.” “Valla helal olsun sana, sütte bile leke buldun ya.” “Sanki üstüne alındın beyefendi. Kendini sütün yerine mi koydun sen?” “Evet, ben sütü çok iyi anlıyorum. Aynısını hep bana yapıyorsun. Garibim ne kadar üzülmüştür şimdi. Kıyamam ben sana, kötü mü davranıyor bu? O kötü bir kadın.” “Üzüleceğine, sütün başında iki dakika dursaydın ben de gidip biraz dinlenirdim.” “Ben çok yorgunum, bakamam.” “Tabii, beyefendi oturmaktan yoruldu, uzandı biraz. Ne yapsın, zor, çok zor. Hem kaynatmıyorum, anladın mı, kaynatmıyorum! Hatta döküyorum. Bak, görüyor musun? Aynen böyle.” “Sen hastasın kızım, hasta. Ne yiyip içeceğiz şimdi biz?...