Bence… Hapis İyidir
“Tarık yardımcı olur musun?”
“Aaa, Zeynep, ne kadar çok valizin var.”
“Evet, dört yılın sonunda temelli dönüş yapınca eşyalar çoğalıyor.”
“Eee, hemen mi gidiyorsun?”
“Hayır, bu gece arkadaşlarımda kalacağım, yarın beraber gideceğiz otogara.”
“Hmm, iyi…”
“Valla Tarık, iyi ki seni gördüm. Kızlar gelseydi beş kişi götüremezdik, erkek gücü başka oluyor.”
“Evet, en iyi ikinci seçenek.”
“Nasıl yani?”
“At arabasından sonra.”
“Aşk olsun, onu mu demek istedim?”
“Şaka şaka, takılıyoruz işte.”
“Son takılmalar bunlar, bugün son.”
“Evet Zeynep, yarın gidiyoruz.”
“İnsan kabullenemiyor biliyor musun Tarık? Ve inanamıyor.”
“Öyle, çok alıştık arkadaşlarla birbirimize.”
“Tarık Bey unutur bence. Bak şuraya yazıyorum, şuradan çık, herkesi unutursun.”
“…”
“Geldik işte tamam, seni de yorduk valla.”
“Ne demek, benim için zevkti.”
“Teşekkürler inan… Bak, bizim kızlar da geliyormuş zaten.”
“Ben kaçtım o zaman.”
“Allah’ın emriyle git.”
“Hahaha!”
“Görüşürüz.”
“Görüşürüz.”
(Cırrr - Zil sesi)
“Ha kardo sen mi geldin?”
“Hayır, at arabası.”
“Ney?”
“Hiç… Ne yapıyorsun?”
“Öyle işte, ben de film izliyordum. Sen ne yapıyorsun? Sizin etkinlik bu akşamdı değil mi Tarık? Ben de geleyim mi? Ha, ne dersin?”
“Bakarız.”
“Ne bakarızı lan! Sizin sınıftaki o Zeynep yok mu? Ona hastayım biliyor musun? Çok tatlı, inanılmaz bir parça, az bulunur nadide… Aklımı başımdan alıyor. Offf, saçından tutup…”
“Ne yapıyorsun lan sen!”
“Zeynep…”
“Sakın! Bak… Demin onunla yolda yürüdüğümüzü gördün değil mi?”
“Ne alakası var y…”
“Bana bak oğlum, varya ağzından bir laf daha çıkarsa… Yemin ederim sana bak, Allah yarattı demem…”
“Ağzını arıyordum lan hahaha! Platonik aşık, serseri! Görmüyor muyuz zannediyorsun? Ayıp oğlum ayıp, insan ev arkadaşından da mı gizler be? Seninle konuşanda kabahat. Valla başkası olsa keserim ilişkiyi…”
“Siktir lan…”
*Akşam olur.*
“Benimle dans eder misin Zeynep?”
“Olur.”
“Nasılsın?”
“İyiyim, sen?”
“Ben de.”
“Görüşmeyeli epey zaman oldu.”
“Hahaha!”
“Dalga geçme ama Tarık, şu an seninle dans etmiyoruz da sanki at arabasının üstünde gidiyoruz gibi…”
“Titanik’teki gibi mi?”
“Pislik.”
“Peki hiç bindin mi at arabasına?”
“Hayır.”
“Nereden biliyorsun o zaman?”
“Bilmiyorum, sadece hissettim.”
“Ben bir daha o mahalleden geçmeyi düşünmüyorum zaten. Ne gerek var; yük mük çıkar, belimi kırdın zaten.”
“Ya öyle mi? Aşağı mahalleden mi geçeceksin yoksa?”
“Evet, nereden bildin?”
“Ben bilirim...yükümü bundan sonra oraya getiririm.”
“Kaçış yok, hapsolduk desene.”
“Eee, belki beni anlarsın artık.”
“Nasıl yani?”
“Bilmem, sanki bazen göz hapsindeymişim gibi geliyor bana.”
“Öyle mi?”
"Bilmem, öyle mi?”
“Şey…”
“Ney?”
“Bence… Hapis iyidir.”
“Hmmm. Bence de hapis… İyi olabilir.”
“…”
“Sarılsana bana.”
“Hmmm…”
Yorumlar
Yorum Gönder