Kalbi Kırık Serseri
Gaf Radyo 95.95’te yayına kaldığımız yerden devam ediyor. Ben Cenk Duymuş. Her zamanki gibi, “Gafınıza sığınarak affedin,” diyor ve birlikteliğimize devam ediyoruz.
Bugün bendeniz Gaf Radyo’da yayına başlayalı tam kırk gün olmuş. İnanabiliyor musunuz? Tam kırk. Nasıl da geçiyor günler öyle değil mi? Vallahi anlamadım. Yayının başında da belirtmiştik, radyolarını yeni açanlar için bir kez daha söylüyorum: “Kırk size neyi ifade ediyor?” Gelen mesajları şimdi tek tek size okuyorum.
“Bakalım Ceren ne demiş: Kuyuda taş arayan kırk akıllıya ne oldu? Bunu çok merak ediyorum.”
“Valla Ceren, ben de. Ama muhtemelen boğulmuş olabilirler. Ya da delirmiş olabilirler.”
“Melih yazmış: Ben bir öğretmenim. Evimle okul arası tam 40 km, her gün gidip geliyorum. Tek tesellim yolda giderken sizi dinlemek.”
“Teşekkür ediyorum hocam, ellerinizden öpüyorum. Ben de, bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.”
“Derya ne yazmış: Phileas Fogg, 40 günde dünyanın yarısını gezmiş; kocam Fuat beni kırk gündür evden bir yere çıkarmıyor. Şu an yanımda, ona bir şey söyleyin.”
“Fuat! Sana diyorum, evlenmek için kırk takla atıyordun, Jules Verne pozları veriyordun. Ne oldu şimdi? Bak, sana diyorum, bulmuşsun gül gibi kızı, tamam mı? Sen anladın.”
“Zeynep: Kırk yıl düşünsem aklıma bu konu gelmezdi, demiş.”
“Ama kırk birinci yıl kesin gelirdi.”
“Gönül’e bakalım ne yazmış: 40’ından sonra sizi ne paklar? diye sormuş.”
“Gönül, bu konulara hiç girmesek? Hani benim bir karım var, yarın da yayına canlı bir şekilde gelmek istiyorum. Yaşamayı seviyorum, bunu bana çok görme olur mu?” (Not: Bir önceki versiyondaki isim karışıklığı "Gönül" olarak düzeltildi.)
“Hale yazmış: 30’dan 10 fazladır.”
“Ha ha ha, harikasın Hale.”
“Ali, 'Lütfen tekrarla' demiş: Kırk kırık küp, kırkının da kulpu kırık küp…”
“Allahım, daha devam ediyor bu. Ali, kurban olurum bırak beni; bu daha okunamadan yayını bitirtir insana. Hatta yayın hayatımın sonu olur.”
“Bak hele Mesut’a: Ali Baba ve Kırk Haramiler, demiş.”
“Ali baba oluyor, sanırım kırk harami de benim. Öyle mi? Bak gördün mü Ali, neler getirdin başıma? Ali ile Mesut, ikinize de sesleniyorum: İstediğiniz kadar kumpas kurun, buradan bir yere ayrılmıyorum. Elinizden geleni ardınıza koymayın. Sizi kumpasçılar sizi!”
“Yasin’e bakın ne demiş: Kalbi kırık bir serseriyim, demiş.”
“Ha ha ha, Yasin... Seni üzdüler mi Yasin? Kalbini mi kırdılar? Şimdi kızarım ben onlara, sen canını sıkma, tamam mı?”
Aslında daha çok mesaj var, inanın hepsi birbirinden güzel ama her şeyin bir sonu var sevgili dinleyiciler. Ben bugün size doyamadım bir türlü. Yayın nasıl aktı anlamadım bile. Ama ne yapalım, burada bitirmek zorundayız. Gafınıza Sığınarak’ın sonuna geldik.
Yayını bitirmeden, Yasin için Nesrin Sipahi’den Kalbi Kırık Serseri’yi sizlere dinletiyorum. Yasin, bu senin için...
Ben Cenk Duymuş. Bugün de "Gafınıza sığınarak affedin" diyor, yayında ve yapımda emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Yarın saat 07.00’de görüşmek üzere, hoşça kalın.
Yorumlar
Yorum Gönder