Evlilik

 “Vay vay vay, kurbanlık koyunumuz da gelmiş.”

“Abi öyle deme ya. Herkes böyle konuşuyor.”

“Tamam oğlum, tamam; evlilik iyidir.”

“Herkes kötü tarafından bahsediyor, sen biraz iyi tarafından bahsetsene abi.”

“Evlilik iyidir.”

“Eee, bu kadar mı?”

“Eh, yani.”

“Lütfen ya.”

“Bu kadar oğlum.”

“Anladım abi. Hadi, sen de kötü tarafından bahset, dinliyorum seni.”

“Evliliğin iyi ya da kötü tarafı yoktur yiğidim. Evlilik evliliktir. O kadar. Hahaha.”

“Tamam abi, o zaman sadece evlilikten bahset.”

“İyi, seni kırmayayım, hadi.”

“Hmm.”

“Şimdi evlilik; ımmm, böyle sürekli bir döngü olduğunu düşün. Her gün duvara çarpıp çarpıp dönüyorsun, onun gibi bir şey.”

“Her gün mü?”

“Evet. Kimse seni dövmez ama kafan, yüzün gözün şişmiş gibi hissedersin.”

“Nasıl yani?”

“Hani her gün o duvara çarpmanın verdiği hissiyat yok mu? Kafa kısmında böyle şeyler oluşturur. Travma gibi.”

“Off abi ya.”

“Hahaha.”

“...”

“Öyle öyle, bak evlat, şöyle durumlar da vardır: Bazen o kadar başın ağrır ki bazı meselelerde beyin kanaması bile geçirebilirsin her an. Hele hele bir de gelin-kaynana arasında kalmışsan; durma, kaç. Canını kurtar, mazallah...”

“Benim annem gelinini çok seviyor abi. Leyla da annemi.”

“Tabii tabii, Mecnun bey, öyledir başlarda.”

“Ya! Eee?”

“Bazen kalp krizi geçirecek duruma bile gelebilirsin, dikkat et kendine.”

“Nasıl oluyor o?”

“Karşındakinin sana söyleyebilecek kötü sözlerinin bir an için sınırının olmadığını düşün.”

“Evet.”

“Düşündün mü?”

“Düşündüm.”

“Nasıl, kalbin çarpmaya başladı değil mi?”

“...”

“Cevap ver lan! Hahaha. Şunun yüzünün rengine bakın. Hahaha.”

“O kadar da kötü değildir canım.”

“Öyle kardeşim benim, öyle.”

“Olur mu öyle şey? O zaman söyle bakayım abi.”

“Hmm.”

“Karın…”

“Ha, ha, hani? Karım mı? Nerede?”

“Abi ya, dalga geçme lütfen.”

“Hahaha.”

“Tabii dalga geçiyorum oğlum, sen bana bakma.”

“Hah! Şöyle konuş abi ya.”

“Şimdi oğlum, kötü bir şey yaşarsan, tam o sırada aklına boşanmış kişileri getir; biraz rahatlamış olursun.”

“Yine başladık.”

“Dinle bak: Evli olan insan dilenci ise, boşanmış olan sokak çocuğu gibidir. Yani hayatı biraz daha kolaydır diğerine göre.”

“Off, abi!”

“Sakın aklına bekarlık günlerini getireyim deme bak, işte o zaman kalp krizi geçirebilirsin, Allah korusun.”

“Abi, Allah aşkına bir git ya.”

“Hahaha. Sen anlat dedin oğlum.”

“Vazgeçtim, tamam anlatma.”

“Hahhaha, kafana bir şey takılırsa sor, çekinme, tamam mı koçum?”

“Bi sss... Tövbe tövbe ya. Ben de seni ciddiye almış dinliyorum.”

“Hahhaha.”

“Öyle şeyler yok, biliyorum. Dalga geçiyorsunuz benimle.”

“Hahaha, öyle bir şey yok. Hahaha.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaymakam Bedir

Atına Sıkan Kovboy

Kafamın Bir Günü