Kafanın İçindekiler Top 10
“Makine iyi mi?”
“Çok iyi dostum. Kafanın içindeki her şeyi okuyor.”
“Valla mı lan, seansın fiyatı ne kadar?”
“Beş bin TL.”
“Çok pahalı. Bize bir şeyler yapmayacak mısın?”
“Valla on bine yapıyoruz normalde. Sadece bu indirim sana dostum, başkasına yapmadım hiç.”
“Hadi lan! Yapsana oğlum bir şeyler. O kadar param yok benim, biliyorsun.”
“Olmaz dostum, inan kusura bakma.”
“Dört bin olsun hadi, ne olur?”
“Offf, tamam tamam hadi otur bakayım şuraya.”
“Buraya mı? He, tamam.”
“Şu Japon kasketini bir tak bakayım kafana.”
“Lan bu ne? İğrenç. Daha güzel bir şey bulamadın mı? İnsan dokununca kirlenmiş gibi hissediyor kendini.”
“Valla Alman malı vardı ama o da çok pahalı, şey yapma sen, aynı işi görüyor...”
“Almandan şaşmayacaksın oğlum, malları çok iyi, çok sağlam yapıyor adamlar, keşke alsaymışsın.”
“Neyse, tak hadi tak.”
“Tamam. Kafam çok karışık oğlum ya. Valla belki işe yarar diye geldim. Karışıklığın edenini bulurum diye.”
“Tabii yarar dostum, içindekileri bilirsen kafanı toparlarsın belki. Boşa gitmeyecek, sen bana güven.”
“İnşallah kanka valla umudum sensin.”
“Tamam tamam, taktın mı? Evet, takmışsın. Bakalım içine şimdi. Evet, şöyle yapalım, tamam. ‘Kafamın İçindekiler Top 10’a tıkladım. Bakıyoruz… Görünmeye başlıyor şimdi. Evet.”
“Ne varmış kanka içinde?”
“Neler varmış neler? Hahaha. Seni seni... Anlatacağım ama önce şunu söyleyeyim: 10’dan 1’e doğru ilerliyoruz. En çok meşgul eden 1 numara, en az meşgul eden ise 10 numara. Tamam mı, ona göre.”
“Tamam, hadi.”
“Başlıyoruz.
“10 numara: ‘Evde tek başınayken internette neler izleyebilirim?’ sorusu çok meşgul etmiş kafanı. 10 numarada o var. Ne izliyorsun oğlum sen? Hahaha. Evde tek başına kalınca? Sapık.”
“Film falan oğlum ya, sanat…”
“Çıplak sanat mı lan?”
“Yok oğlum lan, normal film işte. Ben film izlemeyi çok severim.”
“Tabii bilmez miyim. Neyse neyse hadi iyisin, fazla sorgulamıyorum bunları. Burada başkaları da oturuyor, neler görüyorum neler? Seninki bir şey değil yani. Çok masum kalıyorsun sen onların yanında.”
“Tamam, geç.”
“Geçiyorum.”
***
“9 numara: TikTok videoları, Instagram, Facebook... Dostum kafam sosyal medya ile çok meşgul görünüyor, azaltman gerekiyor. Fazla takılmışsın.”
“Tamam, çok haklısın, bunu yapmalıyım.”
“Geçelim mi o zaman? Çözersin sen bunları.”
“Tamam geçelim.”
***
“8 numara: ‘Her sabah uyandığımda penisim neden benden önce uyanmış oluyor?’ sorusu var. Hahaha.”
“He valla, Neden, sen biliyor musun lan? Valla çok merak ediyorum bunu.”
“Bilmiyorum valla, ben de merak ediyorum. Bütün erkeklerde aynı soru çıkıyor burda. Sormak lazım.”
“Kime soracağız oğlum?”
“Bilmiyorum valla, ne dersin geçelim mi?”
“Geçelim hadi, ama sonra konuşalım bunu olur mu? Önemli bir mesele çünkü.”
“Olur olur, bu derin olan felsefi soruyu konuşuruz. Tamam mı? Geçiyorum.”
“Geç.”
***
“7 numara: Geçen Mahmut’a bir iyilik yapmışsın oğlum. Kafanı çok meşgul etmiş. Ne yaptın lan?”
“Kolu kırılınca hastanede refakatçi olmuştum. İçimden geldi öyle, seviyorum ben Mahmut’u.”
“Belli belli, yaptın iyiliği hiç unutmamışsın.”
“Her şeyi doğru değildir lan bunun. Bence yanlışları da vardır. Ben iyilik olsun diye yaptım. Valla lan. Bak...”
“Orasını bilemem artık...”
“Geç hadi geç. İyilik de yapmayacağız demek ki.”
“Onu mu dedim lan ben şimdi. Neyse tamam, geçiyorum.”
***
“6 numara: Küçükken babandan yediğin dayak çok meşgul etmiş kafanı. Ne o lan, çok mu dövdü seni?”
“Evet, o da ne dövme, çok kötü dövdü beni. Tekme tokat... Sonra beni havaya kaldırıp çöp kutusuna fırlatmıştı. Unutamıyorum bir türlü.”
“Evet, biraz ağır olmuş. Ama babadır işte, ne yapalım? Bizimkiler de aynı, bize de neler yapmadılar ki?”
“Baba deyip geçiyoruz zaten. Yoksa… Adam değil o.”
“Neyse geçelim mi, sonra sen bunu kendi içinde halledersin.”
“Tamam geç, hatırlamak istemiyorum zaten.”
***
“5 numara: ‘Kızlar kendi aralarında ne konuşuyor olabilir?’ sorusunu çok sık sormuşsun.”
“Evet, çok doğru. Sen merak etmiyor musun hiç?”
“Ediyorum valla.”
“Bence herkes ediyordur.”
“Bence de. Kendi aralarında beni hiç konuştular mı çok merak ediyorum? Ne dediler acaba benim için?”
“’Çok salak çocuk’ demişlerdir, hahaha. Ben de birbirlerine nasıl küfür ediyorlar onu çok merak ediyorum.”
“Benim de çok sorum var ama, bakmamız gereken çok şey var, geçelim mi?”
“Geç hadi geç. Ama önemli konular bunlar. Konuşalım hepsini. Belki yardımımız olur birbirimize.”
“Evet konuşalım. Geçiyorum.”
“Geç oğlum geç de… Ben 1 numarayı çok merak ettim şimdi.”
“Sırayla gidiyoruz işte.”
“Yok oğlum, ben vazgeçtim. Kafamdaki her şeyi görüyorsun sen, benim hakkımda bu kadar şey bilmeni istemiyorum. Özel mözel bırakmadın valla. Sen sadece 1 numarayı söyle de bitirelim şunu.”
“Aramızda özeli mözeli mi var oğlum?”
“Yok yok, istemiyorum, sen geç artık 1 numaraya.”
“Peki tamam, öyle olsun. Ama şunu bir bil, bu verileri kimseyle paylaşmıyoruz kanka.”
“Olsun, sen biliyorsun ya yeter, geç hadi.”
“Tamam, o zaman geçiyorum.”
“1 numara: ‘Ne zaman, nasıl bir iş sahibi olacağım, babamgilin bana karşı olan ‘işe yaramazsın’ bakışlarından nasıl kurtulacağım?’ Böyle bir soru.”
“Evet dostum ya, nasıl olacak o iş? Düşünüyorum da bir türlü bulamıyorum. Kafayı yiyeceğim valla. Sen yardımcı olursun belki. Burada bana da bir iş yok mu ya? Yardımcı olsana lan.”
“Valla dostum yeni başladık. Ne getirecek ne götürecek bilmiyorum ki?”
“Lütfen dostum, bana yardımcı ol.”
“Vallahi yapamam kanka. İnan ben bunu nereye kadar sürdüreceğim onu bile bilmiyorum. Bugün tutuluyor ama yarın tutulmazsa bu iş, ne olacak? Üstelik kredi çektim babamın üstüne. Gözü üzerimde sürekli. Hem ben istesem de babam bırakmaz. Beni zorlama, gelme üstüme tamam mı?”
“Sende de iş yokmuş. Dost dedik bağrımıza bastık.”
“Öyle deme lan.”
“Derim. Biz de adam sandık seni.”
“Şey, ııı… Bakalım Top 100’de neler varmış acaba? Bakalım da görelim:
‘Nasıl dikkat çekici bir erkek olabilirim?’ diyor.
‘Görünmez bir adam olsam, kız yurduna girsem.’ Hahaha, sapık.”
“Bakma lan bakma! Ne bakıyorsun sen? Ben izin verdim mi? Hem Top 100’de mi varmış?”
“Var tabii oğlum, ona göre para veriyorsun ama. Bakalım… Evet…
‘Kızlar nasıl tavlanır?’, ‘Amcam bana bu lafı niye öyle söyledi?’, ‘Önemli olan uzunluk mu, kalınlık mı? Kısa olsa ne olur ki? Ameliyat mı olsam acaba?’ Hahaha. ‘Kısa yoldan nasıl zengin olurum?’ ‘Kafamı s…m ben niye böyle yaptım?’ Hahaha.”
“Ne yapıyorsun oğlum sen, kim bak dedi sana? Laf değiştiriyorsun değil mi şerefsiz? Anladım ama ben seni. Alacağın olsun...”
“Hahaha”
“Ama bir dur, kafama bir şey takıldı, ben de bir şeyi çok merak ettim şimdi. Hiç söylemedin. Din, iman, vatan, millet görmedin mi lan hiç? Yoksa bilerek mi söylemiyorsun? Biz değerlerimize çok saygılı insanlarız. Hiç o konuya girmedin bakıyorum...”
“Valla dostum, bu bölümde bakıyorum, yok.”
“Siktir lan!”
“Yok valla, altlara bakalım biraz... Yok inan, oralarda da yok.”
“Oğlum ben bunlara çok önem veriyorum, baksana lan iyice.”
“Dur, tamam tamam. Şuraya da bakalım, değiştirelim bunu, aşağıya doğru, evet... Yok kanka, görünmüyor.”
“İyi bak.”
“Şimdi biraz da yan-belleğe bakıyorum o zaman.”
“Tamam, her yere bak iyice. İyi bak.”
“Ha, buradalar, gördüm. Din, iman, vatan, millet, merhamet, saygı hep yan tarafta toplanmış. Yan-bellekte sıkış sıkış duruyorlar. Toparla lan burayı, böyle olmaz oğlum. İnan bana zar zor okunuyor.”
“Bence bu makinenin her şeyi doğru değil. Boşuna verdik o kadar parayı.”
“Ohoo, şimdi böyle mi oldu?”
“Baksana oğlum, iftira atıyor, insan kendini kötü hissediyor bunları duyduğunda. Sanki bana ait hiç değer falan yokmuş.”
“Var oğlum var, hahaha. Var da biraz az diyor.”
“Boş lan bu makine, boş. Hırsızdan ne farkınız var oğlum? Adamı bu makineyle kandırıp para çalıyorsunuz. Beni çok konuşturma hadi. Neyse ben kalkıyorum, gideyim eve, sanırım yeterince eğlendirmişimdir seni.”
“Hayda! Lan oğlum, neden böyle konuşuyorsun?”
“Boş ver boş ver, ben çıkıyorum, hadi görüşürüz.”
“Kız gibisin lan bu kadar da alıngan olma.”
“He he, tamam.”
“Akşam beraber çay içelim Mahmut’un yerinde.”
“Bakarız.”
“Bekleyeceğim bak seni.”
“He he, geliriz.”
“Gelirsin gelirsin hadi, alıngan çocuk.”
Yorumlar
Yorum Gönder