Kayıtlar

Uzaylı

 “Tak-küt-pat-çat. Tak-küt-pat-çat” “Dayı ne yapıyorsun sen?” “Tak,tak,tak,tak… Tak… “Dayıııııı.” “He!” “Ne yapıyon?” “Taşa vuruyorum.” “Tövbe estağfurullah niye?” “Ekmeğimi taştan çıkaracağım.” “Niye fırın zaar?” “Kardeş biz ekmeğimizi taştan çıkarırız.” “Nerelisin sen?” “Uzay Köy.” “He anladım… Bak dayı, burada öyle olmuyor.” “Nasıl?” “Şimdi siz uzaydan yeni taşındınız buranın adetlerini bilmiyorsunuz. Dün de sizin çocuklar kafasına göre bir yerlere soğan, domates dikiyordu. Onlara da dedim, buranın usulleri farklı. Her yerin bir sahibi var. Her işin bir düzeni var. Yapmayın böyle Allah aşkına!” “Anlamadım, ne usulü, ne düzeni?” “Offf herşeyi sıfırdan anlatacağız desene.” “Anlat!” “Bak dayı, şimdi burada şu gördüğün her yerin bir sahibi var, kafana göre milletin bahçesine girip soğan dikemezsin, taş falan da kıramazsın, sahibinden izin alman gerekir. Oturduğunuz yere de çöktünüz zaten, devlet daha size ne yapsın?” “Hayda! O zaman bize de bir yer verin kardeşim, soğan dikelim.” “Ö...

Ters Gelen Bebek

 “Allah kahretsin, bebek ters geliyor!” “Aaaaaaa!” “Tutun lan kadını çabuk!” “Bırak beni, Aaaaaa!” “Yardımcı personel çağırın hemen!” “Bıraaaaaak!” “Kızım çabuk; propofol, ketamin, süksinilkolin, rokuronyum ne varsa verin kadına, delirdi!” “Aaaaaa!” “Oğlum kadına yeterince anestezi yapmadın mı?” “Yaptım hocam, valla.” “Iııııııııı…” “Acele edin lan çabuk, gebertirim sizi!” “Aaaaaaa aaaaa aaaaa aa!” “Kadın bana vuruyor lan, tutun şunu!” “Aaaaaaa!” “Kafası takıldı gelmiyor. Offf, Allah’ım yardım et!” “Aaaaaaaa!” “Dursana be kadın!” “Uuuuuuuu uuuuu uuu…” “Hadi çabuk, ver ilacı yatır şunu.” “Yattı hocam.” “Yattı hocam! Yottı! Kaybol lan, gözüme görünme!” “Hmmm! Hadi gel artık. Allah’ım gelmiyor, gelmiyor, çağırın lan şunun kocasını!” “Tamam.” ... “Hadi ne olur gel, çık artık.” “Kocası geldi hocam.” “Gel lan buraya!” “Buyurun hocam.” “Gebertirim lan seni!” “Ne oldu?” “Gelmiyor lan bebek! Gelmiyor!” “ı…” “Nasıl soktuysan öyle çıkar kardeşim! Çabuk dedim sana, çıkar hadi. Çıkar lan! Saplar...

Dernek

 “Çok sıkıştım ahbom.” “Sıkıştıysan tuvalete git.” “Olur giderim… Çok komik!” “Yine sen ve yine parasızlık değil mi?” “Ne alakası var lan!” “Peki ne?” “Paraya sıkıştım.” “Hahhaha.” “Ne yapacağız oğlum senin yine mi kripto?” “Oğlum yükselecek biliyorum.” “Yükselir yükselir de paranı kurtarmak için kaç kat yükselmesi gerekiyor.” “20 kat.” “O… Çok şaşırdım.” “Yahu zaten yeterince düştü daha düşmez diyorsun, sonra bir daha düşüyor.” “Buna daha çok şaşırdım.” “Para lazım ama ya.” “Herkese lazım.” “Dernek mi kursam acaba?” “Tam da senden beklenen hareket olur ismini ben vereyim ‘AHBOM’, hahaha.” “Sen gül kardeş, çok ciddiyim ben.” “Oğlum nasıl bir adam oldun sen ya! İnan bana artık tanıyamıyorum seni.” “Aynı adamım oğlum ben, para bozmaz bizi.” “Oğlum daha geçenlerde ünlü bir sanatçının başına gelenler ortada, bela mı arıyorsun sen?” “Doğa boşluğu sevmez dostum, işte o boşluğu ben dolduracağım. Bugün konuşulur ama yarın unutulur aslanım. Bir kaç kişiyle konuştum, her şey hazır açacağız d...

Eheve heveheve

 “Dün de denize geldim.” “Öyle mi? Buraya mı?” “Evet.” “Kız tavlamak için?” “Bekarım oğlum sonuçta.” “Abazasın.” “Kirlet hemen!” “Tamam kızma takılıyoruz. Anlat bakayım.” “Yolda yürüyordum, daha denize varmadan sokakta bir kız gördüm, denize gidiyordu, belli.” “Güzel mi?” “Ceylan gibiydi.” “Aslanım benim.” “Ben bir sağa, bir sola hareket ettim, dikkatini çektim. Arada bir serseri gibi gülümsüyorum öyle.” “Hahaha, serseri ha. Sen? Hahahaha.” “Anlatmam bak.” “İyi iyi, kızma, anlat.” “Neyse, kızın önüne geçtim. Yürüyorum öyle…” “Eee.” “Bir süre sonra döndüm, tatlı bir serseri gibi: ‘Sanırım beni takip ediyorsunuz,’ dedim.” “Alex gibi pas attın? Seni tatlı serseri seni.” “Evet.” “Eee. Kız ne dedi?” “‘Çıkın artık şu ergenlikten, hepiniz aynı mısınız? Biraz kendiniz olun lütfen.’ dedi.” “Roberto Carlos gibi vurdu topa.” “Öyle valla, hem de direğe çarpıp girdi kaleye.” “İnletmiş direkleri.” “Hem de ne inletme? Mosmor oldum.” “Eee.” “Sonra da aptal gibi: ‘Başkaları da mı böyle yapıyor?’ de...

Adaçayı Kahve

 “Sizi de kaç gündür uğraştırıyorum ama kızmıyorsunuz değil mi Berna Hanım?” “Hayır Mehmet Bey olur mu öyle şey? Sonuçta ev alıyorsunuz, haklısınız, içinize sinmesi lazım. Benim işim bu zaten, ben sizi beklerim.” “Çok kararsız kaldım. Alsam mı almasam mı bilemedim.” “İnan ben olsam kaçırmam, bu ev tam size göre.” “Evet, bekârım sonuçta. Küçük bir ev bana yeter, param da var.” “Evet, fiyatı da çok uygun, işine de yakın, yürüyerek bile gidip gelirsin.” “Evet, ben yürümeyi çok severim zaten.” “Belli oluyor, sportif birine benziyorsun, fiziğin çok düzgün. Kollar, kaslar, bacaklar…” “Teşekkür ederim.” “Yo yo, gerçekten öyle.” “Hmmm.” “Bence sen bu evi almak istiyorsun.” “Evet, istiyorum aslında.” “‘Al’ derim ben, bu fırsat kaçmaz.” “Haklısın sanırım, ııı, bu eve hangi renk yakışır acaba?” “Bence ‘adaçayı yeşili’ çok güzel olur. Manzarayla da uyumlu.” “Evet, sıcak da hissettirir yuva gibi.” “Aynen öyle.” “Hem madem sen de öyle diyorsun.” “Ayy, çok teşekkür ederim.” “Ben teşekkür ederim, ...

Duygularım

 “Duygularım gelin buraya” “Geliyoruz ahahah hahahha” “Canlarım benim! Nasılsınız?” “İyiyiz.” “Size bir sürprizim var” “Ahahah nedir?” “Denize gidiyoruz beraber.” “Çok güzel bir haber bu.” “Mutluluk, huzur, sevgi, siz binin arabaya.” “Tamam, hadi koşun binelim arabaya.” “Keder, korku, kaygı, siz yoksunuz, bu gün size bir görev veriyorum. Gidin lavaboları temizleyin. Özellikle de tuvaleti!” “Neden biz senin duygun değil miyiz?” “Lan oğlum gene başlamayın defolun gidin.” “Hayır hakkımızı istiyoruz. Ama biz de denize girmek istiyoruz.” “Siz bir yere gelmiyorsunuz üstelik benim duygularım değilsiniz. Sarhoştum. İyi değildim… Nasıl oldu anlamadım üstüme kaldınız.” “Ama…” “Öyle!” “Hayır, testlere göre yüzdeyüz sana aitiz. “Başlatma lan testine defol git.” “Ama bir problem yaşayınca bize koşuyorsun hemen.” “Size koşan falan yok, siz gelip yapışıyorsunuz adama.” “Hayır, yalan söylüyorsun daha dün gece koynumuzda yattın. Ağladın! gördük hepimiz.” “Sarhoştum yine.” “Yo içmemiştin. Ağzın süt ...

Evlilik

 “Vay vay vay, kurbanlık koyunumuz da gelmiş.” “Abi öyle deme ya. Herkes böyle konuşuyor.” “Tamam oğlum, tamam; evlilik iyidir.” “Herkes kötü tarafından bahsediyor, sen biraz iyi tarafından bahsetsene abi.” “Evlilik iyidir.” “Eee, bu kadar mı?” “Eh, yani.” “Lütfen ya.” “Bu kadar oğlum.” “Anladım abi. Hadi, sen de kötü tarafından bahset, dinliyorum seni.” “Evliliğin iyi ya da kötü tarafı yoktur yiğidim. Evlilik evliliktir. O kadar. Hahaha.” “Tamam abi, o zaman sadece evlilikten bahset.” “İyi, seni kırmayayım, hadi.” “Hmm.” “Şimdi evlilik; ımmm, böyle sürekli bir döngü olduğunu düşün. Her gün duvara çarpıp çarpıp dönüyorsun, onun gibi bir şey.” “Her gün mü?” “Evet. Kimse seni dövmez ama kafan, yüzün gözün şişmiş gibi hissedersin.” “Nasıl yani?” “Hani her gün o duvara çarpmanın verdiği hissiyat yok mu? Kafa kısmında böyle şeyler oluşturur. Travma gibi.” “Off abi ya.” “Hahaha.” “...” “Öyle öyle, bak evlat, şöyle durumlar da vardır: Bazen o kadar başın ağrır ki bazı meselelerde beyin ka...

Bilişim

 “Naber hocam?” “İyidir, senden?” “İyi, ne olsun.” “Gene ne gülüyorsun kendi kendine?” “Şey geldi aklıma; demin yoldan geçerken öğrenciler bana ‘Bilişim’ geldi dediler.” “Nasıl?” “Bilişim Teknolojileri öğretmeniyim ya, kısaltıp ‘Billişim’ diyorlar beni görünce.” “Hahaha. Billişim.” “Bir gün çıkacağım karşılarına; ‘Ben kimsenin billişi ya da pipisi falan değilim’ diyeceğim. Lütfen ama!” “Hahaha.” “Büyüdünüz artık diyeceğim, biliş miliş… bir de sizin çişinizle mi uğraşacağız.” ​“Hahaha. Hocam valla bana da ‘dinci’ diyorlar; pazarcı falan zannediyorum kendimi, bazen de ‘cinci’ geliyor aklıma. Tuhaf hissediyorum kendimi, ama seninki çok fenaymış.” “Bana da ‘fenci’ diyorlar. Fenni sünnetçi gibi...” “Hahaha.” “Ne zaman büyüyecek bunlar ya? Üniversite öğrencileri…” “Hahaha.” “Sana ne diyorlar? İngilizceci mi?” “Yok, ‘dilci’.” “Tövbe estağfurullah. Hahaha.” “Bana bak Billişim, koparırım dilini!” “Dur hocam, o benim işim! Fenciyim ben, çantamı açayım hemen.” “Dinci nerede?” “Allah’ım sen bu...

Karabaş

​“Karabaş, Karabaş kop! Kurt!” “...” “Kurt lan! Oğlum kurt!” “Siktir git!” “Lan oğlum, kurt girdi davara diyorum.” “Beni ilgilendirmez.” “Koşsana y…ğm, vallaha kökü gider bak! Bir iki taneyle de doymaz lan bu.” “Çoban olan sensin oğlum.” “Ne diyorsun lan?” “Kafamı şişirme.” “Seni niye besliyoruz lan biz?” “Verdiğiniz iki tas yemek lan. Ben karnımı her yerde doyururum.” “Ho… Hu… He… A… A… A…” “Ne yapıyon lan?” “Kurdu kışkışlıyorum.” “Allah belanı versin!” “Karabaş, kardeşim, bak durumlar kötü, yardım et lütfen! Çöküyor ulan davara. Telef edecek hepsini.” “Çok da s…” “Lan it oğlu it! Biteriz lan, sahibi bizi...” “Sahibinin a..q…”

Belkıs Efsanesi

Resim
 “Bak kızım, biliyorsun, seni evlendirecek kişiyi seçmek için bir yarışma düzenledim.” “Biliyorum baba.” “İyi dinle.” “Evet.” “Su kemerlerini yapan Tiberius ve Aspendos Tiyatrosu’nu yapan Zenon arasında bir tercih yapmak zorundayım.” “Kaç gündür bunun için kara kara düşündüğünü de biliyorum baba!” “Karar veremiyorum bir türlü. Her ikisi de gücümüzü, ihtişamımızı ve zenginliğimizi arttıran... Biri sanatçı, diğeri de bilim insanı. Eserleri o kadar muazzam ki ikisi arasında bir türlü tercih yapamadım.” “Eee, baba?” “Diyorum ki, seni birine versem öbürüne ayıp olur.” “Sorma, çok ayıp olur.” “Diyorum ki, seni ortadan ikiye bölüp bir parçanı Zenon’a, diğer parçanı Tiberius’a vereyim. Nasıl fikir?” “Bu fikrini de biliyorum baba.” “Hayda! Yahu kim yayıyor bunları?” “Herkesin içinde sürekli konuşuyorsun baba. Kimseye ihtiyaç yok.” “Ya!” “Evet baba. Ama hiç düşündün mü? Eğer sen beni ortadan ikiye bölersen ben ölmüş olurum. Değil mi baba?” “Evet, ama yapacak bir şey yok.” “Ama baba, böyle ol...

Beton Bitti

“Patron, beton bitti.” “Ne demek bitti lan!” “Abi bitti yani, ne yapabilirim?” “Fabrikaya git, oradan al o zaman.” “Abi, orada da bitmiş.” “Oğlum! Şimdi bu inşaat yarım mı kalacak?” “Öyle görünüyor.” “Olmaz, hayır olmaz. Kimseye bir şey anlatamam ben. Şimdi gidin denize girin, oradan beton çıkarın.” “Abi, denizden çıkarmak çok zamanımızı alır.” “Her yere bakarsanız zaman alır tabii. Taşaklarına ineceksiniz; aşağıya, denizin taşaklarına… Orada beton çok.” “Abi nasıl inelim, orası çok tehlikeli.” “Dalgıçlarla inin o zaman.” “Onlar da giremez abi.” “Tövbe Estağfurullah, şimdi de aklıma…” “Çok zor.” “Zor, evet.” “Abi gerçekten… Yapamayız.” “Off of! Gittiniz bütün betonu boş yere denizin etrafındaki duvarlara harcadınız, iyi mi oldu şimdi? Bir de gelmiş bana ‘Beton bitti’ diyorsunuz. Ne diyeceğiz şimdi… Off of!” “Peki ne yapalım abi?” “Bilmiyorum. Ruhumu daralttın lan! Bu halde burada düşünemem ben. Benim gidip denizi seyretmem lazım. Gerçi, denizin de etrafını kapattık ama… Milletin memlek...

Bana Matematik Anlat

Resim
“Dostum, bugün matematikçi bize sayıları anlattı ama hiçbir şey anlamadım. Sıfır dedi, sonsuz dedi. Sonra da ‘Soyutmuş,’ dedi.” “Hmmm, öyle zaten.”  “Ben anlayamıyorum bir türlü. Sen anlatsana bana.” “Tamam bak. Şimdi şöyle düşün, bir sayı doğrusu var.” “Evet.” “Sıfır sayısı var.” “Tamam.” “Sen eğer sayı doğrusunda 1’in üzerinde oturuyorsan 1 değerini alırsın. 2’de otursan 2 değerini alırsın.” “Eee, bunu biliyoruz zaten.” “Yani bulunduğun yerin sıfıra olan uzaklığına göre değer alırsın.” “Eee?” “Yani her şeyi sıfır belirliyor.” “İşte burayı anlamıyorum.” “Seninle işimiz var.” “Ben hiçbir zaman anlayamayacağım bu dersi.” “Anladım sen; sen elmayla, armutla, parmakla… anlatmamı istiyorsun.” “Aynen öyle anlat dostum.” “Tamam o zaman öyle yapıyorum. Bak, senin anladığın dilden anlatayım.” “Anlat.” “Sen şimdi durduğun yerden bak, sayılar sana göre değer alsın.” “Tamam” Bu kaç? “İki.” “Güzel.” *** Bu kaç? “Bir.” “O da güzel.” *** “Peki ya, bu kaç?” “Şerefsiz!” “Ha şöyle… Anladın mı bak? N...

Kafanın İçindekiler Top 10

“Makine iyi mi?” “Çok iyi dostum. Kafanın içindeki her şeyi okuyor.” “Valla mı lan, seansın fiyatı ne kadar?”  “Beş bin TL.” “Çok pahalı. Bize bir şeyler yapmayacak mısın?” “Valla on bine yapıyoruz normalde. Sadece bu indirim sana dostum, başkasına yapmadım hiç.” “Hadi lan! Yapsana oğlum bir şeyler. O kadar param yok benim, biliyorsun.” “Olmaz dostum, inan kusura bakma.” “Dört bin olsun hadi, ne olur?” “Offf, tamam tamam hadi otur bakayım şuraya.” “Buraya mı? He, tamam.” “Şu Japon kasketini bir tak bakayım kafana.” “Lan bu ne? İğrenç. Daha güzel bir şey bulamadın mı? İnsan dokununca kirlenmiş gibi hissediyor kendini.” “Valla Alman malı vardı ama o da çok pahalı, şey yapma sen, aynı işi görüyor...” “Almandan şaşmayacaksın oğlum, malları çok iyi, çok sağlam yapıyor adamlar, keşke alsaymışsın.” “Neyse, tak hadi tak.” “Tamam. Kafam çok karışık oğlum ya. Valla belki işe yarar diye geldim. Karışıklığın edenini bulurum diye.” “Tabii yarar dostum, içindekileri bilirsen kafanı toparlarsın b...

Canlı Yayın Kızı

 “Merhaba Halil, sen yeni mi geldin? Yirmi dakikadır yayındayız ya, evet biraz geç kaldın canım.” “Ya millet, canım çok sıkılıyor ya…” “Neden mi? Ah… Öylesine ya, ara sıra oluyor…” “Yok aşkım ya, kimseyle kavga etmedim… Ben çok uyumlu biriyim.” “Evet, saçım başım dağınık… Mehmet… Offf ya…” “Doğru… Biraz kirliyim. Haziran girdiğinden beri yıkanmıyorum.” “Ayın 10’u mu olmuş? Hiç fark etmedim bile… Boşver ya... Bu üzerimdeki askılığı 10 gündür giyiyor bile olabilirim, inanın hahaha. Kirden iki kat olmuş, oradan görünmeyebilir ama bayağı kirli. Pasaklıyım ben biraz.” “Memelerimi mi görmek istiyorsun? Canım, soyunmuyorum ya… Benim erkek arkadaşım var, duymasın bence… Çok kıskanç biri.” “Adı mı? Cenk.” “Mustafa'ya saçımın kirini göndereceğim, çok istiyormuş. Başka isteyen var mı arkadaşlar? Adresi yaz yoruma olur mu?” “Evet, başka isteyenler de var, bakalım.” “Hadi beyler yazalım, hangi ilden bağlanıyorsunuz bir göreyim.” “Adana, İstanbul, İstanbul, Ankara…” “Tamam Murat, olur, sana da g...

Dilim Bağlandı

Resim
 “Cemil.”  “Efendim.”  “Selam vermeden mi geçiyorsun?”  “Ekmek almıştım, kahvaltı yapacaktım, görmemişim.”  “Sen de son zamanlarda bir şeyler var, iyi değilsin kardeş sen. Bir yanlışımız mı oldu?”  “Yok, olur mu öyle şey.”  “Üstün başın dağınık, gözlerin de kızarmış…”  “Akşam geç yattım, ondandır.”  “Sen geç yatmazsın oğlum, gel hele gir bakim dükkana. Çay istiyorum ikimize.”  “...”  “Neyin var anlat hadi, bak inan bizlik bir mevzuysa..”  “Hayır.”  “Hayır ama var yani. Bir mesele var. En azından başkalarıyla ilgili.”  “...”  “Oğlum biz dostuz. Sen benim kardeşimsin. Borcun mu var, harcın mı var, bir derdin var. Kırk yıllık Cemil’i tanımaz mıyım ben? Var bir şeyler var.”  “Var.”  “Söyle!”  “Kızım.”  “Ne olmuş kızına?”  “Nasıl anlatılır bilemiyorum?”  “Sen bir başla hele.”  “Son zamanlarda çok tuhaf.”  “Ben de fark ettim; giyimi kuşamı, yüzü gözü bir değişik olmuş. Kaç yaşınd...

Fenomen Diyojen

“Yahu bu personel de hiç çalışmıyor, her yer çöp dolu, acayip sinirimi bozuyor. Şunlarla bir toplantı yapalım.”  “Öyle sayın başkanım, Sinop’a yaptığınız yatırımları gölgeliyor.” “Kim lan bu?”  “Kim efendim?”  “Ne yapıyorsun oğlum sen? Ne işin var senin fıçının içinde?”  “…”  “İçtin mi oğlum sen, bir derdin mi var? Bak ben buranın belediye başkanıyım, bana anlatabilirsin. Ne yapabilirim senin için?”  “Gölge etme, başka ihsan istemez.”  “Ne diyor lan bu?”  “Başkanım bu Diyojen Suat, yeni versiyon, bir fenomen, filozof ayakları yapıyor, çok takipçisi var, 50 milyon falan, linç yeriz vallahi.”  “Öyle mi?”  “Öyle başkanım.”  “Tamam anladım, ama böyle olmaz ki. Değer meğer bırakmadı bu tipler.”  “Biliyorum ama gitmemiz lazım başkanım, eğer gördüğümüzü görürlerse hiç iyi olmaz. Bu sefer de bir şey yapmıyor diye kızarlar.”  “İyi hadi gidelim, ama çözelim bunu. İlgilen sen bununla tamam mı?”  “Tamam başkanım.” *** “Kızlar bak...

Kriptocu Polyana

 “Dün kriptoya girdim kanka.” “Oğlum sen kafayı mı yedin?” “Hayır, gayet mantıklı. Bir koyuyorsun, yüz alıyorsun.” “Allah Allah... Neden biz tam tersini biliyoruz?” “Siz yanlış bildiğiniz için hep aynı boydasınız oğlum.” “Vay vay... Boyuna kurban olduğuma bak. Boyunu anlat bakalım.” “Vallahi bilmem, ben bir gemim olsun istiyorum.” “Gemi mi? Hahaha! Ne yapacaksın oğlum gemiyi?” “Zengin kaderi diyelim.” “Laflara bak sen. Kaç lira yatırdın?” “On bin dolar.” “Kafayı mı yedin oğlum sen?” “Yok, gayet iyiyim, aklım başımda.” “Gemiyi neden istiyorsun beyefendi? Kızları atacaksın değil mi? Ben senin kanını bilirim, kanını...” “Zengin kaderi diyelim.” “Oo, kaptırmış lan bu kendini. Hadi bakalım.” *** “Lan daha bir hafta oldu, kripto artmış diyorlar, hadi yine iyisin.” “Yüzde yirmi artmış altcoinler!” “Ya… Boz oğlum hemen. Hem bize bir şeyler ısmarlarsın.” “Şu fakir kafasını bırak kanka. Zengin olacağım diyorum. Yüzde yirmiyle zengin mi olunur? Biraz hesap kitap bil lan.” “Bak seni uyarıyorum...